MEHMET’İN HİKÂYESİ

 

Bir Mehmet tanıdım gurbet içinde

“Bende bitmeyecek dertler var “ derdi

Beş kelime dese mutlak üçünde

“Sıla”  derdi ”para”  derdi “yar” derdi

 

Tebessümle bakıp güldüğüm zaman 

Derdi ki “Vallahi değildir yalan”

“İçimi görmene verirse imkân

Al bıçağı can evimi yar'' derdi

 

Bir gün duydum ecel şerbetin içmiş

Bildim ki dünyanın kıymeti hiçmiş

Olacaklar Onun aklından geçmiş: 

“Zor bulunur bana bir mezar “ derdi

 

Kefen parasını ararken cepte

Bir kağıt bulmuşlar derinde dipte

Açıp bakmamışlar merak edip de

“Garibin yüzüne kim bakar” derdi 

 

Açtım gözlerimden yürüdü yaşlar

Gözümün önünü bürüdü yaşlar

Sildi yazıları sürüdü yaşlar

“Ben ölünce bana kim ağlar “ derdi

 

Bir listeymiş başta başlık parası

Beş,yüz binle altı,yüz bin  arası

Garibanın demek buymuş yarası

“Bir yara bağrımı hep dağlar “ derdi

 

Dursun’u yenmekte hem fikir olup

Geçmişler boynuna bir zincir olup

Çökmüşler omzuna üç dert bir olup

Sıla derdi para derdi yar  derdi

 

                                                           1985-ARAÇ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

.

                        GÜN BATIMI   Vakit geldi gün indi Yaklaştı gün batımı Çoktan geçmiş ikindi Eyerleyin atımı Değişti sesin tonu İşled...