HAYAT HİKÂYEM

  


El geziyor dışarıda

Çoluk çocuk erkek kadın

Varsı gezsin, ben odamda

-Biraz modernce bir damda-

Düzeltilmemiş yatağa

Girip giderim uzağa

Hayallerimde sen

Dudaklarımda adın

Ve iki yavrumuz

O çifte kumrumuz

Büyük küçüğü dövüyor

Küçük büyüğe sövüyor

Bir de kafasında hep

Kavak yelleri esen

Benim küçük kardeşim

Oğlum bir şey sorunca

Konuyu yapıp bir sebep

Cevap verme yerine

Kendisini övüyor

Ve gerine gerine :

''Senin yaşındayken ben..

Diye söze başlıyor

Küçükleri haşlıyor.

Bu da bir cevap onca...

Akşamleyin geç vakitte

Zor seçilirken eşya ve

İnsanın akla karası

İşte o en güç vakitte

Sırtıma alıp dünya ve

Ahireti yorgun yorgun

Gelirim ben durgun durgun

Yemek derken çay derken

''Borçlar gelen ay '' derken

Sohbet kalır yarıda 

T.V'de haber başlar

Az daha izledikçe

Bende bir keder başlar

Yanan orman, sönen ocak

Ya trafik ne olacak..

Siyasiler gelip geçer

Hepsi bir söz verip geçer''

Hepsinin de yüzü kara

Anarşi ayrı bir yara

Yüreğimi delip geçer

Derken... Oğlum kumandayı

Kapıp dağıtır havayı

Saklar hemen bir köşeye

Ya mindere ya döşeğe

Oyuna girerim ben de

Bulurum o gizledikçe

Bu oyun döner birazdan

Körebe, uzuneşeğe.

Saat de durmadan işler

Hiç durmadan ömrü dişler

Yelkovan anlamaz nazdan

Yelkovan gibi sen de

Hep gelirsin anlamazdan

Yağdırırsın serzenişler


Ey benim Sevgili Eşim,

Belki ancak otuzunda

Taktırdığımız dişleri

Sertçe bir melek pozunda

Gülmekle sıkmak arası

Zamanında gösterip sen

Halledersin işleri.

''Ses etmeyin yavaş olun

Oğlum iyi kardeş olun

Geç oldu yatalım artık

Bakın tüm ışıklar örtük''

Açılınca yatak yorgan

Hemen uyur büyük oğlan

Hem hırıldar hem düş görür

Düşte bile bir iş görür

Yapar Hocası ne derse

Düşte de çalışır derse

Büyük usludur uysaldır

Şekerdir kaymaktır baldır.

Küçük oğlan biraz hindir

Hem melektir hem de cindir

Horlar gözlerini kapar

Uyumaz numara yapar

Büyümüş de küçülmüş o

Çiçek gibi açılmış o

Küçük güldür, gülün alı

Süzme baldır, oğul balı.

İşte, işler böyle Hatun

İşim gücüm hayal bütün

Hepsi küçüklü büyüklü

Hayallerim duygu yüklü

Kimi huzur veriri bana

Kaptırır beni heycana

''Hastayım'' deyip nazlanıp

Biraz oflanıp sızlanıp

Midemi tuttuğum zaman

Veya başım ağrıyıp da

Aspirin yuttuğum zaman

Yahut gözüm seyriyip de

Hayra yoramadığımda

Ara sıra işte böyle

Doğru duramadığımda

Melül mahzun bakıp şöyle

Hemencecik kanman gibi

Bana tez inanman gibi..

Kimi beni sıkar üzer

Hatırlarım azar azar


Sigara çatman gibi
Alıp çöpe atman gibi
Veyahut da misafirle
Habersizce geldim diye
Suratını asman gibi
Yere hızlı basman gibi
Beni giyinmeye özen
Göstermiyor diye bazen
Çattığın kaş astığın yüz
-Yani bazen ufak tefek
Çoğu zaman bilmeyerek
Yaptığın iş ettiğin söz-
Kalbi derinden etkiler
Mühim yerinden etkiler
Dert olur gizledikçe...
Fakat ben hep ter geçerim
''Düzelir be'' der geçerim
Çünkü Erbil’e geleli
Ben hayali sevdim hayli
Aldırmadan kışa yaza
Onlar taşır beni size.
Ya kendimi orda gibi
Ya da sizi burda gibi
Görüp görüp dalıyorum
Güzel şeymiş hayal kurmak
Kurup kurup dalıyorum
Bira zorca uzak durmak
Durup durup dalıyorum
Eğer bitmişse sigara
Hayale verip az ara
Tütünü kaba kâğıda
Hem de dağıta dağıta
Sarıp sarıp dalıyorum
Çekiliyorum köşeye
Uzanıyorum döşeğe
Garip garip dalıyorum

1996 Erbil

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

.

                        GÜN BATIMI   Vakit geldi gün indi Yaklaştı gün batımı Çoktan geçmiş ikindi Eyerleyin atımı Değişti sesin tonu İşled...